Bahri Kaya ile röportaj: TFF 1. Lig ve alt ligleri bekleyen büyük tehlike ne?

Serhat Ramay
220 kere okundu

Futbol

Bahri Kaya ile röportaj: TFF 1. Lig ve alt ligleri bekleyen büyük tehlike ne? - Futbol Haberleri

Türk futbolunun önemli teknik direktörlerinden Bahri Kaya, haberbedava.com'un sorularını yanıtladı. TFF 1. Lig ve alt liglerde en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörler arasında yer alan Bahri Kaya, çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

Eurosport Türkiye'de çalıştığım zamanlarda sık sık arayıp görüş aldığım teknik direktörlerden biriydi Bahri Kaya. Sonra araya superhaber projesi girdi, başka projeler girdi, futbola biraz uzak kaldım. Şimdi artık haberbedava.com'u büyütüp geliştirmek için çaba harcıyorum. 15 gün önce Bahri Hoca'yı arayıp hatrını sordum. Neler yaptığını merak ediyordum. Konuşacak o kadar çok konu birikmiş ki! Biz Nişantaşı'ndaki House Cafe'de röportaja oturduğumuzda bir tesadüf sonucu Bahri Kaya'nın eski öğrencilerinden, ünlü menajer Ahmet Bulut çıkageldi. Ateşli bir sohbete saldılar. Onların neler konuştuğunu yazmayacağım! Ama işte benim Bahri Hoca'ya sorduklarım.

Neredeyse 1 yıldır takım çalıştırmıyorsunuz. Neden sizleri sahalarda göremiyoruz hocam? En son Sarıyer takımını çalıştırdığınızı biliyorum.

Sarıyer ile uzun mukaveleli bir anlaşma yapmıştım. 1.5 yıllık bir anlaşmaydı. Sarıyer kulübü geçmişte Süper Lig'de oynamıştı. Tekrar eski yerlerine gelebilmeleri için ortaklaşa bir proje hazırladık. PTT 1. Lig’in altında çalıştırdığım her takımı üst lige çıkarmış bir hocaydım. Sarıyer takımıyla da bunu başarmak üzereydik ama araya başka meseleler girdi.

Neden TFF 1. Lig'e çıkamadı Sarıyer?

Ben başkasının kurduğu bir takıma gittim hem de devre arası sadece bir transfer yapabildik. Mukavele imzalarken devre arasında transferin çok önemli olduğunu belirtmiştim. Benim projemdeki ilk hamlemiz devre arasında 5-6 oyuncu transfer etmekti. Ancak sadece bir oyuncu alabildik.

Ben o dönemde neler olduğunu araştırmaya çalıştım? Takımı bırakıp gitmeniz yönünde son derece sert muhalefet yapılmış. Sarıyer hakkında yazanlar, amigoluk yaparlar sizin hakkında çok sert sözler söylemişler.

Sarıyer'i çalıştırdığım dönemde bana yansıyan bir tepki olmadı. Beklenen sıralamadan üste çıkarmıştım takımı. Esas hedefimiz bir sonraki yıldı. Ki ilk yılımda takımın play-off oynamasını başardık. Ama sonrasında uzun vadeli çalışmaları baltalayan olumsuz gelişmeler oldu.

Neden devam etmediniz?

Tam yeni sezon için hazırlık kampına gideceğimiz dönemde, yani ligin başlamasına 10 gün kala başka bir proje için yönetim benden görevi bırakmamı istedi. Ayhan Akman Türkiye’nin önde gelen futbol adamlarından birinin yönlendirmesiyle Sarıyer’in başına geçti. Söylenenlere göre Sarıyer’i çok iyi bir takım yaparak ve direkt TFF 1. Lig’e çıkaracak bir projeydi bu. Ben de tüm alacaklarımdan vazgeçerek görevi bıraktım.

Ne kadar alacağınız vardı?

Sarıyer'de 400 bin lira bıraktım. Eğer göreve devam etseydim 400 bin lira kazanacaktım. Ama bunu istemedim. Sözleşmem devam ediyordu, yönetim beni istemediğini söyledi ve ben alacaklarımdan feragat ederek takımı bıraktım.

Hocam biraz da futbol dışına çıksak. Mesela geçmişte Mert Nobre ile bir röportaj yapmıştım Eurosport için. Bana Orhan Pamuk okumaktan çok hoşlandığını anlatmıştı Mert Nobre. Sizin futbol dışında uğraşlarınız var mı mesela?

2000’li yılların başında sinema izleme, okuma, tiyatroya gitme alışkanlıklarıma sanatsal bir derinlik katmak istedim. Bu noktada bazı önemli ressamların eserlerini biriktirmeye başladım. Buna bazıları koleksiyonerlik diyor. Tabii resimlerli biriktirince bundan zevk almaya başladım. Resimler dışında padişah fermanı ve tuğralar da ilgimi çekmeye başladı. Onlardan da var koleksiyonumda. Ayrıca bir tespih koleksiyonum da var. Değerli taşlardan oluşan 30 civarında bir tespih koleksiyonum var. Mümtaz Yener’in çok değerli bir tablosu şu anda benim evimin duvarında asılıdır.

Modern resmi takip ediyor musunuz? Mesela bir iki isim söyleyebilir misiniz?

Comtemporary’ye gitmek istedim ancak yurt dışındaydım. Modern resim de ilgimi çekiyor. Ahmet Güneştekin ve Zeynep Çilek özellikle son dönemde takip etmekten keyif aldığım sanatçılar. Özellikle Zeynep Çilek’in İslam’ın sembollerine getirdiği modern ve kışkırtıcı yorumlar bana heyecan veriyor.

BAHRİ KAYA'DAN ALT LİGLER İÇİN DENETÇİ-OMBUDSMAN ÖNERİSİ

Şu anda Türk futboluna bakışınız nasıl? Mesela TFF 1. Lig'de yabancı sayısına bazıları itiraz ediyor. Süper Lig'in arka bahçesinde çok fazla yabancı oynatıldığı yönünde eleştiriler var.

Genel anlamda futbola ilgilinin azaldığı bir süreci yaşıyor Türkiye. Zaten alt liglerde hem altyapı hem de oynanan futbolun kalitesi oldukça düşük. Süper Lig gibi çok ama çok büyük paraların konuşulduğu bir ligden sadece bir klasman altına inince ortaya inanılmaz manzaralar çıkıyor. Burada federasyonun alt liglerdeki takımlara aktardığı paraların da çok az olduğunu söylemeliyim. Aslında federasyonun alt liglerde bağımsız ama güvenilir, sözüne itibar edilir danışman ve denetçiler bulundurması gerekir. Örneğin TFF 1. Lig için konuşalım. Bu lige 4 ya da 5 danışman-denetçi gerekiyor. Gelirleri artıracak bir formülle geliri yükseltmeliyiz fakat bunu da denetlemeliyiz. Yoksa para yine takibini yapamayacağımız şekilde buhar olmaya devam eder. Mesela örnek verelim. PTT 1. Lig’e gönderilen paralarla her deplasmana 20 tane yönetici ağırlanıyor. Bu durumda federasyon tarafından gönderilen paranın futbol için harcandığını söyleyebilir miyiz? Gönderilen bütün para kulüp için tesis yapımında ve transferde kullanılmalı. Ama bu para futbolcular ya da kulüp için değil yöneticilerin rahatı için harcanıyor. Bunun Türk futboluna katkısı ne olabilir bana söyleyebilir misiniz?

YABANCI SAYISINA İTİRAZ BÜYÜK

Süper Lig'de serbest bırakıldı TFF 1. Lig’de 5+5 kuralı getirildi. Yabancı sayısının artmasına karşı biri olarak konuşuyorum. Alt liglerdeki yabancı sayısının artmasının Türk futboluna yarardan çok zarar verdiğini söyleyebilirim. Kaliteli oyuncu gelmediği için insanlar farklı mecralara yöneliyor. Şu an pek çok kulüp, menajerlerin elinde kıvranıyor. Yaş, geldiği ligdeki oynama sayısı ve millilik sayısı. Bunlar transfer edilecek yabancı futbolcular için bir kriter olmalı. Şeffaflık çok önemli. Kamuoyundan şunu duyduk. Adamlar 32 yaşında diye oyuncu alıyor adam sonradan ortaya çıktı ki o futbolcu 40 yaşında. Şu an TFF 1. Lig'de çalışan hocaların çalışma ve deneyimleri çok az. Federasyon bu kuralları koyarken bu lige hayatlarını adayan teknik adamların görüşlerini almış mıdır? Ben 25 yıldır antrenörlük yapıyorum. Bu işi sahada yaşayan bir kişi olarak kimse bana danışma gereği duymadı. Benim ve benim gibi bir sürü hocaya kimsenin danıştığını duymadım. TFF 1. Lig'de şampiyon olup Süper Lig’e yükselen takımların karşılarında dev bir sorun var. Yabancı serbestliği. Bununla kaliteli Türk oyuncularla mücadele edebilirsiniz. Adanaspor’un yaşadığı krizi örnek gösterebiliriz. Alt ligden geldiği Türk oyuncuların Süper Lig'de oynayacak kalitede olmamasından dolayı büyük sıkıntı yaşadılar. Bütün bu sorunların bir ucu yabancı sayısıyla ilgili.

Türk futbolunun arka bahçesi alt liglerdir. Ama burayı iyileştiremezsek Süper Lig nasıl gelişebilir. 5 milyonluk Avrupa'da yaşayan Türklerden takım yapıyoruz. 75 milyonluk ülkeden bir takım mı yapamıyoruz? Beni buna kimse inandıramaz.

Arda Turan, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan'ın milli takım kadrosundan uzaklaştırılmasına ne diyorsunuz? Tekrar geri geldiler ve galibiyet elde ettik. Bu krizi Emre Belözoğlu'nun çözdüğü konuşulmuştu.

Krizi kimin çözdüğü önemli değil aslında. Ama krizin çözen kişinin de Türk futbolundaki yeri çok önemli. Ben bunu zamanında A Spor’da söylemiştim. o zaman Emre Belözoğlu Fenerbahçe’den gönderilmişti. Ben bir ay sonra söylemiştim bunu. Bana yeni sezon için şampiyon adaylarını sordular. Ben Fenrebahçe şampiyon olamaz demiştim. Nedenini de Emre’nin gönderilmesine bağlamıştım. Emre Türk futbolu için çok ama çok önemli biri.

KAYBEDİLEN 7 PUANIN HESABINI KİM VERECEK?

Bu krizde başka bir pencere açmak istiyorum. Artık tecrübeli antrenör dostlarımızın da global futboldaki futbolcularımızın yerine dikkat ederek davranışlarını düzenlemesi gerekiyor. Dünya futbolunda yer almak istiyorsak dünya futbolundaki gelişimlerine saygı duymalıyız. Burada önemli olan bizim ne kadar geliştiğimiz değli. Biz zaten kendi başımıza gelişemiyoruz. Bugün Türk futbolunun gelişmesi için görev alanlar zaten 25 yıldır çalışma yapan insanlar. Yani onların reçeteleri Türk futbolunu iyileştiremedi. İyileştiremez de.

Abdullah Avcı’nın gönderilmesi erken miydi?

Türkiye için şöyle bir gerçek var. Kişilerin başarıları oyuncu performansı ve saha sonuçlarıyla değerlendirilmiyor. Dış etkenler çok baskın. Bence erkendi demek yanlış. Türk antrenörü, Türk futbolcusu kadar cesur yönetemiyoruz Türk futbolunu. Bir futbol politikamızın olması lazım. Yılardır bunu söylüyoruz ama hala aynı yerdeyiz. Hala kulüplerdeki antrenör değişikliklerine anlam veremiyorum. İtalya ve İngiltere futbolundaki gerilemenin en büyük nedenlerinden birisi politika ve dış müdahaleler. Bir türlü antrenör istikrarı sağlayamamasıdır.

Türk futbolunun arka bahçesi alt liglerdir. Ama burayı iyileştiremezsek Süper Lig nasıl gelişebilir. 5 milyonluk Avrupa'da yaşayan Türklerden takım yapıyoruz. 75 milyonluk ülkeden bir takım mı yapamıyoruz. Beni buna kimse inandıramaz.

Arda’sız, Burak’sız, Selçuk’suz üç maç oynadık. Bu maçlarda toplam 7 puan kaybettik. Bir varsayım ama belki bu oyuncular olsaydık biz hiç puan kaybetmeyecektik. Bunun sorumlusu da tek başına bir kişi değil. Bunun sorumlusu bu sistem.

BAHRİ KAYA KİMDİR?

TFF 1.Lig’in en çok şampiyonluk yaşayan hocalarından biri. Bahri Kaya yine en çok takımı 2. ligden 1. lige çıkaran bir teknik direktör. Yıllarca başarıdan bşarıya koştu. Bahri Kaya Türk futbolunun en egzantrik teknik adamlarından biri aynı zamanda. 6 takımı bir üst lige çıkardı, 3 takımla play-off oynadı. Ağrı, Diyarbakır ve Sarıyer takımlarıyla play-off oynadı. Zeytinburnuspor, Diyarbakır ve Adanaspor takımlarıyla şampiyonluk yaşayıp onları Süper Lig’e çıkardı.


Futbol Haberleri

Yorum