Burhanettin Duran: Batı İslam karşıtlığına doğru gidiyor

Metehan Nazlı

Türkiye

Burhanettin Duran: Batı İslam karşıtlığına doğru gidiyor - Türkiye Haberleri

Sabah Gazetesi'nin yazarı Burhanettin Duran Türkiye'nin AB ile ilişkilerini, Avrua'nın islam karşıtlı konusunda görüş bildirdi.

Dönemsel olarak büyük bir değişimin içinde olduğumuzu vurgulayan Duran, Hem uluslararası durumun hem de Türkiye'nin etrafında olan durumun revizyona gittiğini söyledi. Avrupa ülkelerinde aşırı sağ görüşlerin siyaseti işgal etmesi ile birlikte yeni bir döneme girildiğini aktaran Duran, Batı'nın büyük bir islam karşıtlığına doğru sürüklendiğini ifade etti.

'Avrupa'nın güçlü ulus-devletler etrafında içe kapanması eğilimi var'

Brexit ve Trump'ın seçilmesi ile bu dalgalanmanın yansımasını gördüklerini dile getiren Duran, "En son olmayacağı da ortada... Sırada İtalya'nın AB'den ayrılma ihtimali, Fransa'nın aşırı sağa teslim olma tehlikesi ve Avrupa'nın güçlü ulus-devletler etrafında içe kapanması eğilimi var.
Batı toplumlarındaki artan kutuplaşma, ırkçılık ve İslamofobi gibi konuları bunlara eklemek lazım. Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanmayı, restleşmeyi de bu dalganın bir devamı olarak görmek gerekir. Avrupa Parlamentosu'nun müzakereleri dondurma kararı alması sadece Türkiye'nin OHAL uygulamalarından duyulan hoşnutsuzluk ile ilgili değil. Daha büyük bir değişimin negatif izdüşümü. Hatta Avrupa halklarındaki içe kapanmacı yeni eğilimi yönetemeyen siyasetçilerin stratejik zaafının bir tezahürü." dedi.

'Dönüşüm ile birlikte Ankara Brüksel ile ilişkilerini yeni bir formata sokmasını gerektiriyor'

Büyük bir düzlemde Batı hakimiyetindeki sistemin başkalaştığını vurgulayan Duran, BD ve Avrupa sadece uluslararası düzeni değil kendilerinin de yeniden tanımladıkları bir dönüşümün içine girdi. Bu dönüşümün Türkiye'yi ve etrafını daha geniş ölçekte etkileyeceğini öngörmeliyiz. Gelen bu dönüşüm dalgası Ankara'nın Brüksel'le ilişkilerini yeni bir formata sokmasını gerektiriyor. Tam üyeliğin önümüzdeki on yıl Türkiye için bir seçenek olmadığı artık iyice belirginleşti. Şimdi yeni bir ilişki tarzının üretilmesi lazım. Bunun imtiyazlı ortaklık olmayacağı ortada. AB içinde Brexit ve benzerlerinin nasıl yürüyeceği netleştikçe Türkiye-AB ilişkileri de yeni bir formata oturacaktır. Ancak yapılması gereken şey geri kabul ve vize muafiyeti etrafında tebarüz eden gerilimin bir istikrarsızlık fırtınasına dönmemesi. Zira Avrupa ve Türkiye'nin coğrafi, ekonomik ve insani olarak ortak bir kaderi var. Her türlü kriz iki yapıyı da vurmakta." ifadelerini kullandı.

'Dalganın hızlanma ihtimaline karşı Avrupa siyasetçileri hazırlıklı olmalı'

Terörden göçmen akınına, finansal krizden yabancı düşmanlığına kadar Türkiye ile Avrupa ilişkisinin sıfır toplamlı bir güç mücadelesi olmadığına dikkat çeken Duran, " Hepsinden önemlisi, Trump'ın başkan seçildiği dalganın hızlanma ihtimaline karşı Avrupa siyasetçileri hazırlıklı olmalı.
Önümüzde oldukça kritik 10 aylık bir süreç bulunuyor. Bir yandan Avrupa seçim sürecine girdi; Almanya ve Fransa'da eylüle kadar seçimler var. Diğer yandan ABD'nin yeni başkanı Trump'ı beklerken aktörler Ortadoğu'da yeni hamleler yapıyor. Rusya- İran- Esed Halep'i düşürmek için seferber olmuş durumda. Yine Trump'ın ilk altı ayında alacağı kararlar hem dünya ekonomik düzenine hem de bölgesel denklemlere şok etkilerde bulunabilir. Türkiye ve Avrupa'nın Trump etkisinin ortaya çıkacağı bu on ayda gerilimleri yönetmesi gerekiyor." şeklinde görüş bildirdi.

'Makro dönüşümün olmazsa olmaz bir tedbirdir'

Geri kabul anlaşmasının üzerine yaşanacak kopuşun tüm aktörleri olumsuz etkileyeceğini dile getiren Duran, "Avrupa siyasetçilerinin "otoriterlik suçlaması," "terör örgütlerine verilen destek" üzerinden Türkiye'yi tedip etmeyi terk etmesi elzem. 15 Temmuz sonrasında iktidar konsolidasyonu yaşayan Türkiye'nin mali kriz tehdidi ile de sıkıştırılamayacağı görülmeli. Ortak sorunlara müzakere ve işbirliği ile çözüm bulmak bahsettiğim makro dönüşümün olmazsa olmaz bir tedbiri." diyerek sözlerini tamamladı.


Türkiye Haberleri

Yorum