Darbeciler çuvalladı

Uğur Yavuz
1782 kere okundu

Köşe Yazıları

Darbeciler çuvalladı - Köşe Yazıları Haberleri

Bugün (16 Temmuz 2016) saat 14:00’te Atatürk Üniversitesi Senatosu acil olarak toplanarak aşağıdaki kararı almıştır:

"Sayın Cumhurbaşkanımıza, yüce meclisimize ve meşru hükûmetimize yönelik iftira ve isnatlarla “gaflet, dalalet hatta hıyanet içinde”olan, ülkemizin ilerleme ve gelişmesini hazmedemeyen paralel devlet yapılanması ve diğer şer odakları tarafından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milletinin demokrasi yolunda elde etmiş olduğu kazanımları yok etme amacıyla yüce milletimizin iradesine karşı yapılan, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek bu alçakça girişimi şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Vatanımız, Milletimiz ve Demokrasimizin en önemli savunucularından olan Atatürk Üniversitesi, demokrasiye sahip çıkma noktasında her zaman olduğu gibi bugün de tek vücut hâlindedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Her şeyden önce bu alçakça kalkışmanın ahlaksızlığı inanılmaz düzeydedir. Güya mevcut yönetimi beğenmeyip, ülkeyi daha iyi yönetme iddiasında olan kişiler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, polis karakollarımızı, silahsız sivil vatandaşlarımızı taramış, bombalamış, 161 polis ve sivil vatandaşımızı şehit etmiş çok sayıda insanımızı da yaralamıştır. Bu namussuzluğu tarif edecek kelime herhalde lügatte yoktur. Şu an televizyonlar, TBMM’nin nasıl ağır bir bombardımana maruz kaldığını gösteriyorlar. Bu yönüyle bu kalkışmayı bir darbe girişimi değil, terörist bir eylem olarak tanımlamak gerekir.

Aslında başarılı olması hiçbir şekilde beklenilmeyen bu kalkışmanın, daha ağır sonuçları olmadan bastırılmasında halkımızın tanklara, silahlara göğüslerini siper ederek direnmeleri son derece etkili olmuştur. Benim yaşadığım şehir, Erzurum, gece yarısından şu ana kadar ayakta... İnsanlar adı konmamış bir anlaşmayla, sıra ile dinlenerek meydanı hiç boş bırakmıyor. Buralarda en azından fiili bir kalkışma yok. Ancak büyük şehirlerdeki vatandaşlarımızın silahlara, tanklara karşı bedenlerini siper ederek hayatlarını ortaya koymaları kitlesel bir kahramanlık örneğidir. Bunun yanı sıra silahlı kuvvetlerimizin komuta kademesi ve polislerimiz de son derece basiretli davranarak kalkışmacıları kısa sürede etkisiz hale getirmiştir.

Bu son derce vahim olayda bir hayır tarafı da vardır: Kendilerini gizleyen darbe heveslileri iyot gibi açığa çıkmıştır, artık saklanamazlar. İnşallah yargılanacak ve gerekli cezayı alacaklardır.

Her ne kadar devlet güçleri ülke genelinde kontrolü sağlamışsa da, kalkışmacıların gözü karalığı göz önüne alındığında, teyakkuz halinin devamının gerekliliği ortadadır.

Ancak son derece can sıkıcı bir durum da söz konusudur. Bu tür dumanlı havalarda istenmeyen olayların yaşanması ve masumların da arada kaynaması mümkündür. Bu yüzden son derece dikkatli olmak gerekir. Haber çok yeni olduğu için kesinliğini bilemiyoruz ama Boğaz Köprüsü’nde teslim olan bir askerin boğazının kesilerek öldürüldüğü iddiası son derece vahimdir. Darbeye katılan kimi askerlerin, “terör eylemi var onu önlemek için köprüyü ablukaya alıyoruz” iddiasıyla, hiçbir suçu olmadan sahaya sürüldüğü göz önüne alındığında, yakalanan veya öldürülen askerlerin tamamen suçsuz olmaları da mümkündür. Kaldı ki suçlu bile olsa insanların yargılanmadan, hele başı kesilerek öldürülmesi asla kabul edilemez. Bunu yapanlardan mutlaka kanun önünde hesap sorulmalıdır.

Temennimiz, ülkemiz ve insanlarımız daha fazla zarar görmeden zaten defterleri dürülen darbecilerin tamamen etkisiz hale getirilerek normal hayata dönülmesini bir an önce sağlanmasıdır.

Hiç şüphesiz halkımız, kendisine dün geceyi yaşatanları asla affetmeyecektir.


Köşe Yazıları Haberleri

Yorum