İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali'den millilik dersi

Serhat Ramay
187 kere okundu

Ekonomi

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali'den millilik dersi - Ekonomi Haberleri

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, 15 Temmuz hatırlatmasıyla bankacılara millilik dersi verdi. Para istiflemeyi krize hazırlık olarak değerlendiren büyük bankalara önemli uyarılarda bulundu.

Adnan Bali, "Büyük kuruluşlar kriz beklentisiyle, krize hazırlık yapıyorum diye sadece kendilerini koruyucu bazı tedbirler almaya kalkarlarsa aslında krize hazırlık yapmış olmazlar, bizzat krizi hazırlamış olurlar" uyarısında bulundu.

Haziran sonu itibarıyla 341.8 milyar TL'lik aktif büyüklüğü ile Türkiye'nin en büyük özel bankası konumunda bulunan İş Bankası'nın Genel Müdürü Adnan Bali, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak bankacılara adeta 'milli olma dersi' verdi. Türkiye'nin 'olağan dışı bir şey' yaşadığını vurgulayan ve tehlikenin savuşturulmuş olsa ise 'farklı dalgaları" olabileceği uyarısında bulunan Bali, bankacıların bu dönemde sadece kendi performanslarına odaklanamayacaklarının altını çizdi.

BİLANÇOLAR BUGÜNE LAZIM

Bankanın 92. kuruluş yıldönümü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Bali, sadece pozitif düşünmenin yetmediğini, pozitif davranmak da gerektiğini vurguladı. Bali, "Bu bilançoların yarattığı imkânlar bir şeye lazım olacaksa bugünler için lazım. Sadece kendinizi koruma refleksi geliştirmek için değil, içinde bulunduğumuz bütün bir ülkenin doğrusu için. Maharetimizi de bu yönde kullanacağız. Yapıcı, zorda olanı, zor olanı kolaylaştıracak tarzda kullanacağız. Yapılandırma gereği varsa yapılandırma. Bu dönem, cari dönem performanslarımızı geçmiş paradigmayla en yüksek seviyede tutma iddiasının sürdürüleceği bir dönem değil" diye konuştu.

SADECE EV ÖDEVİ YAPAMAYIZ

Basel dâhil olmak üzere uluslararası kriterlerin getirdiği uygulamaların iyi idare edildiğini hatırlatan Bali, "Biz bu anlamda sadece ödev yapan bir öğrenci gibi uluslararası uygulamalardaki bazı düzenlemeleri birebir buraya yansıtmak durumunda değiliz. Ülkemizin yaşadığı önceliklerle uyumlu bir tarzda bunları yönetmek durumundayız. Finans sisteminin yapıcı politikaları çok önemli" dedi.

Yüksek rasyoları hatırlatarak, "muhataplarımıza da kaynak yaratmalıyız" diyen Bali, "Sermaye bir yere istiflenip de sadece kendinizi korumak için refleks geliştirme işi değil. Büyük kuruluşlar kriz beklentisiyle, krize hazırlık yapıyorum diye sadece kendilerini koruyucu bazı tedbirler almaya kalkarlarsa aslında krize hazırlık yapmış olmazlar, bizzat krizi hazırlamış olurlar" uyarısında bulundu.

Hedeflerde revizyon yok

2016 sonrası hedeflerinde de bir revizyonun söz konusu olmadığının altını çizen Bali, "Enerji ve altyapı finansmanlarında aktif rol almaya devam edeceğiz. Hizmet sektörlerindeki faaliyetlerimizle de öne çıktık. Özelleştirmelerde, gerek enerji gerek sağlık sektöründe aktif rol aldık. Yani hane halkının genel amaçlı ihtiyaç duyduğu kredilerden, kurumsal ölçekteki firmalarımızın ve kamunun yatırımlarına kadarki yelpazenin tamamında İş Bankası vardır ve var olmaya devam edecek" diye konuştu.

REYTİNG KURULUŞLARI HATALI

Adnan Bali, kredi derecelendirme kuruluşlarının darbe girişiminden sonra Türkiye'ye ilişkin yaptıkları değerlendirmeye ilişkin de şunları dile getirdi: "Zamanlaması itibarıyla yanlış, içeriği siyasi, teknik denebilecek olan kısmı da hatalı olan aksiyonlar alındı. Daha ortada hiçbir şey yokken ve hadiselerin nereye doğru gelişeceğine dair herhangi bir emare yokken, bana göre bir reyting raporunun içinde yer almaması gereken unsurlara dayanılarak bazı teknik kararların bina edilmeye çalışılmasını yeterince tutarlı görmedim.

BAŞIMIZA GELMEYEN KALMADI

Türkiye'nin mülteci probleminden güvenlik sorunlarına, en son ise gerçek üstü bir hikâye gibi darbe girişimine kadar kimsenin tahayyül edemeyeceği tarzda kendi gündemlerine sahip olduğunu ifade eden Adnan Bali, "Bu aslında bir jenerasyon için enteresan bir laboratuvar. Başa gelmeyen kalmadı. Sanki koca ulus eğitimden geçiyor gibi. Her gün yeni bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bir ülke her hafta, her gün farklı bir gündemle, ayrı bir gündemle mengeneye sıkışmış gibi yaşar mı? Öyle olduk. Şimdi onun gayri tabii tarafını anlamaya başlıyoruz. Çünkü hayatın olağan seyri böyle olmaz" değerlendirmesinde bulundu.

PÜSKÜRTÜLDÜ AMA BİTMEDİ ...

Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini değerlendirirken 2016'nın üçüncü çeyreğinin 15 Temmuz etkisinde geçtiğini ifade eden Bali, "Türkiye çok olağan dışı bir şey yaşadı. Bu olağan dışı hadisenin lokal, münferit, küçük bir grubun belki de basit bir cinnet hali gibi görülmesi mümkün değil. Dolayısıyla, bu etapta savuşturulmuş olsa bile, bu hadiseyi buraya kadar getiren dinamiklerin bundan sonra da farklı dalgaları olabilir. Bu şu demek; önümüzdeki dönemde form değiştirerek de olsa, teknolojide, enerjide bunun karşılığı olabilir, finansta bunun karşılığı olabilir" dedi.


Ekonomi Haberleri

Yorum