'İslamofobik ajanda hayata geçiriliyor'

Metehan Nazlı

Türkiye

'İslamofobik ajanda hayata geçiriliyor' - Türkiye Haberleri

Sabah Gazetesi yazarı Fahrettin Altun Adana'nın Aladağ ilçesindeki kız öğrenci yurdunda çıkan yangın hakkında görüş bildirdi.

Tarifi olmayan bir acı yaşadıklarını dile getiren Fahrettin Altun, ateş düştüğü yeri yakar ifadelerinde bulundu ve yangında yaşamını yitiren öğrencilere rahmet diledi, ailesine de baş sağlığı dileklerinde bulundu. Trajik olayın duyulması ile tüm yurdun büyük bir yas tuttuğunu ve bu olayla ilgili herkesin ihmal, tedbirsizlik, suiistimal durumlarını sorguladığını vurguladı. Altun bu sorgulanan durumların ise makul tepkiler ve meşru sorular olduğuna dikkat çekti.

'Bazı kesim bu olayı siyasi çıkarları uğruna sömürdü'

Yaşanan olayın en ince ayrıntısına kadar araştırılması gerektiğini söyleyen Altun, "İhmali, kusuru olanlar en ağır şekilde cezalandırılmalı. Kadere iman etmek başkadır, tedbirsizliğe tahammül göstermek başka. Tahammül göstermeyelim, üzerine gidelim. Ne yazık ki yine birileri kendi dar siyasi çıkarları uğruna bu acı hadiseyi sömürmekten geri durmadılar. Hatırı sayılır bir süredir, başımıza her ne felaket gelirse onu kendi bağlamından koparmaya, bizi onun gerçek nedenleri üzerine düşünmekten alıkoymaya çalışan bir şer şebekesi var. Bu durum, toplumsal alanda karşı karşıya kaldığımız somut sorunlara gerçekçi çözümler bulmamıza da engel oluyor. Meselenin kendisini konuşamıyor, kritik edemiyoruz." ifadelerinde bulundu.

'Devlet denetim fonksiyonunu eksiksiz yerine getirmek durumundadır'

Çıkan yangın sonrası ülkedeki eğitim ve barınma ile ilgili sorunların tartışılmasının gerekli olduğını belirten usta gazeteci, "Bu noktada devlete düşen rollerin neler olduğu, sivil toplumun ne şekilde rol oynaması gerektiğini tartışabiliriz; tartışmalıyız. Türkiye'de dini cemaatlerin yapısını da masaya yatırabilir, bu noktada bir boşluk doldurup doldurmadıklarını da ele alabiliriz; almalıyız. Fakat daha konuşmaya başlamadan birileri "AKP ve yandaş cemaatleri" diye söze başlıyor. "Liyakat esas alınmadığında bir ülke her alanda felakete sürüklenir" gibi bir klişeyle propaganda yapıyor.
"Devlet öğrencileri cemaatlerin insafına bırakmamalı" gibi beylik bir lafla işin içindençıkmaya çalışıyor. "Ülkenin her yerinde tüm tarikatları kapatmak için seferber oluyoruz"gibi bir cümleyle İslamofobik ajandasını hayata geçirmeye gayret ediyor. Yahut "el kadar çocuklara mezar olan yurt hükümetin gözdesi Süleymancılara aitmiş" gibi bir laf edip manipülasyon yapıyor. Evet, devlet denetim fonksiyonunu eksiksiz yerine getirmek durumundadır. Fakat öte yandan sivil toplum da eğitim alanına katkı vermeye devam etmekten alıkonmamalıdır. Sivil toplum ve dini cemaatler toplumsal alanda faaliyet göstermeyeceklerse ne yapacaklar?" şeklinde görüş bildirdi.

'Baskıcı devlet politikaları ile bazı şeyleri kamu alanının dışına itenler var'

Devleti kendne mal edenlerin bu uğraştan vazgeçmeleri gerektirdiklerini dile getiren Altun, "Millete hizmet için gayret sarf etsinler.
Ne var ki bu noktada da devletin, bu grupların kamu çıkarı adına faaliyet gösterdiklerinden, toplumsal alanın hangi noktasında faaliyet gösteriyorlarsa o alanın gereklerini karşıladıklarından emin olması gerekiyor. Bütün bunların yanında yıllar yılı, baskıcı devlet politikalarıyla dini grupları, cemaatleri ve sivil toplumu kamusal alanın dışına itmeye çalışanların bu ülkeye çok ağır bir maliyet ürettiğini de görmemiz gerekiyor." dedi.


Türkiye Haberleri

Yorum