Metin Diyadin: Murphy Kanunları’nın kurbanı olduk / Röportaj

0
4

Serhat Ramay, Büyükşehir Gaziantepspor’dan istifasını açıklayan başarılı teknik direktör Metin Diyadin ile görüştü. Metin Diyadin’e “Büyükşehir Gaziantepspor’da neden olmadı” sorusunu sordu. İşte o röportaj.

Hocam sizi yıllardır tanır ve takip ederim. Ama Büyükşehir Gaziantespor’daki kadar başarısız bir döneminizi hatırlamıyorum. Bugüne kadar 6 şampiyonluk yaşadınız hep büyük iddialarınız vardı. Büyük hedefleriniz vardı. Yüksek enerjinizle gittiğiniz her takımı ateşlediniz, ligin en iddialı ekiplerinden biri haline getirdiniz. Büyükşehir Gaziantepspor’da neler oldu? 11 maçta sadece 8 puan alabildiniz.

Şans diyelim.

Şans ya da kısmet. Evet bu iki kelime istifa toplantınızda da çokça kullandığınız iki kelime. Dün de benzer şeyleri Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat söyledi. “Kadromuz iyi, oyuncularım iyi ama insanda şans da olması lazım” dedi.

Her şey elbette şansa bağlanamaz. Futbolun doğasını bilirim. Direkten dönen toplar, son dakika atılan ya da yenen goller. Hakem hataları. Bunların hepsi futbolun içinde vardır. Ancak çok kısa zaman aralıklarıyla, üst üste benzer şeyler yaşayıp kaybettiğinizde insanın aklına başka şeyler gelir. Haftalarca sanki aynı senaryoyu filme çekmiş gibi hissettim kendimi. Bir takım 16 tane gol pozisyonuna girip o maçı kazanamıyorsa, ya da gol pozisyonuna girmekte zorlanan bir rakibin tek atağında golü yiyip kaybediyorsanız ya da üstün oynayıp penaltı kaçırdığınız maçı kaybediyorsanız… Ben buna kısmet ya da şanssızlık derim.

Ben de buna Murphy Kanunları derim hocam. Ters gidebilecek her şey zaten ters gidecektir. Siz tam kapıyı açmak üzereyken evde telefon çalar. Anahtarı bulamazsınız. Tam bulup kapıyı açarsınız, telefona yönelirsiniz, telefon çalmayı bırakır. Bu eski bir örnek. Şimdi cep telefonları var ama iyi bir örnek!

Bir takımın şanssızlığı bir ya da iki maçtan sonra dönebilir ama bizde hiçbir zaman öyle olmadı. Ki belirtmek isterim bu tür bir başarısızlık benim başıma kariyerim boyunca ilk kez geldi. Yani şans ya da enerji bize dönmedi. Futbolumuzda da kazanmaya yönelik bir oyun stratejisi belirlemiştik. İkinci yarı için de iyi transferler yapıp kadromuzu zenginleştirmiştik. Onlarca gol pozisyonu kaçırdığımız maçların ardından rakiplerimiz yanımıza gelip “Bu nasıl iş yahu” diyorlardı artık.

Devre arasında Büyükşehir Gaziantepspor’u bırakmak istediğinizi okumuştum. Ancak yönetim sizi bırakmamış. Bu doğru mu?

Bu konu hakkında konuşmak artık anlamsız. Yorum yapmam doğru olmaz. Bir şanssızlıktır yaşadık Gaziantepspor’da. Penaltılar kaçırdık, maçlar kaybettik. Pozisyonlara girdik, golleri atamadık. Senin deyişinle Murphy Kanunları’nın kurbanı olduk. Güzel oyun oynuyorsunuz rakip kalenize bir kere geliyor ama kaybediyorsunuz. Yine penaltı kaçırıyorsunuz yeniden mağlup oluyorsunuz. Bu şanssızlıklar bir anda üst üste gelince 3 maçtan mağlup ayrılmış oluyorsunuz.

Sanki kulüple enerjiniz uyuşmadı gibi geldi bana. Futbola şimdi bu açıdan bakmak ne kadar doğru bimiyorum ama… Sizin gibi hep iddialı olmuş, rekabetin yüksek olduğu liglerde, kulüplerde çalışmış biri için Büykşehir Gaziantepspor yanlış tercihti sanki. Oranın enerjisiyle sizin enerjiniz uymadı gibi geliyor bana. Ne bir taraftar baskısı vardı orada ne de bir futbol medyası.

Ben pozitif enerji faktörüne çok inanırım. Hedefi büyük tutanlarının enerjisi önemlidir. Bakın bu hafta ne oldu? Sivas son dakikada galip, Malatya son dakika galip, Göztepe son dakikada maçı kurtardı. Üst sıralardaki üç tane takım kazandı. Yüksek enerji bunun için önemlidir. Bu galibiyetlerde tribündeki hırslı seyircinin de payı büyük. Ben bu işlere biraz inanırım. Hem manevi anlamda hem de bilimsel anlamda. Bazı şeyler sadece bireysel çabayla olmaz. Futbol bir takım oyunu. Ancak 12 numara dediğimiz taraftar da önemli. Yönetim de önemli. O şehrin futbol medyası da çok önemli. Bunlar bir bütündür. Eğer sizin verdiğiniz enerji geri dönmezse sorunlar üst üste gelmeye başlar. Enerji işi insanların birbirine çabuk bulaştırdıkları bir şeydir. Karşında sürekli mutsuz bir arkadaşın varsa bu sizi mutsuz eder. Uzmanlar bile sizi mutsuz eden insanlardan uzak durun derler.

Metin Diyadin: Şans hazır olan zihinlere güler

“Şansı insan kendi çabasıyla, enerjisiyle çağırır. Şans geldiğinde hazır olmalısınız.” der bazıları.

Sonuna kadar katılıyorum. Adına kısmet dediğimiz şansı insan çağırır. Kısmet manevi bir şeydir. Futbolda şans faktörünün günlük olduğuna inanırım. Şans, insanlar hak ettiğinde kendine gelen bir fırsattır.

CEVAP YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here