Milli sporcu Gökhan Seven Haberbedava.com'a samimi açıklamalarda bulundu

Metehan Nazlı
726 kere okundu

Spor

Milli sporcu Gökhan Seven Haberbedava.com'a samimi açıklamalarda bulundu - Spor Haberleri

Gökhan Seven... Namıdiğer 'Şampiyon Gökhan'. Sporda oluşan tekelleşmeden yakınıyor ve ekliyor: 'Düşünsenize bir iş başlatıyorsun, onu belli bir noktaya getiriyorsun, daha sonra kenara itilip izlemek zorunda kalıyorsun. Bu çok acı bir durum ve çok zoruma gitti. ' diyor. Gökhan Seven ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Beni çok sıcak kanlı karşıladı ve bana içini döktüğünü söyledi. Spordan kopamayacağını belirtiyor. Kendilerine az bir destek olamaları durumunda her engeli aşacaklarını belirtiyor. Gökhan Seven'e göre Türkiye sporda başarılı olabilmesi için tekelleşmenin ve adamcılığın olmaması gerektiğini, ancak bu şekilde başarı gelebileceği kanaatinde.

Size Erzurum'da haksızlık yapıldığını söylüyorsunuz. Size nasıl bir haksızlık söz konusu?

Curlign sporunda bize şu şekilde haksızlık yapıldı, Erzurum’da tekerlekli sandalye curling sporunu ilk ben kurdum. Şu anda yurtdışına götürülen sporcular da benim elemanlarım. Fakat ben başka branşlarla da uğraştığım için bir müddet curlinge gidemedim bu sebeple onlar da kendilerine yeni bir takım kurdular ve orda oynamaya başladılar. Tekrar curling sporuna döndüğümde 16-17 yaş aralığında gençlerle yeni bir takım kurdum, 3-4 aydır da antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Şimdi burada yapılan haksızlık nedir dersek; Finlandiya’da Dünya Şampiyonası düzenleniyor. Bu şampiyonaya hali hazırda iki takım var. Ancak hiçbir seçme yapılmadan bazı kesimin sporcularını götürdüler. Yani bizim hakkımız yenildi. Bizim çalışan, didinen çocukların hakkı yendi ve hiçbir seçme yapılmadı. Hiçbir kriter göz önüne alınmadan bir kesimin sporcuları o dünya şampiyonasına götürüldü. Söylediğim ve dile getirmek istediğim haksızlık bu.

Belli bir kesimin sporcularını mı yarışmalara götürdüler?

Aynen öyle. Bunu da şöyle izah edebiliriz, Erzurum’da curling stadyumu sadece burada var. Bunu da 2011’de olimpiyatlar olduğu için yaptılar. Bu çok büyük bir nimet, çok büyük bir imkan. Fakat 2011’de curling sporunu buraya getirenler bir kadrolaşma içine girdi. Bu sporu tekellerine almaya çalıştılar. Ancak devletimiz buraya curling sahasını belli bir kulüp için yapmadı. Oradaki sahadan herkesin faydalanması gerekiyor, ister Erzurum’dan ister başka illerden gelen ve bu spora merakı olan herkesin o sahadan faydalanması gerekir.

Burada şunu ifade edeyim, yapılması gereken kurallar şudur: Bir curling seçmesi için önce yapan federasyon sitesinden yayınlar. Daha sonra müracaatlar alınır. Müracaatlara göre yarışma düzenlenir, bu yarışmada başarılı olanlar götürülür. Fakat ne böyle bir yayın yapıldı nede böyle bir yarışma düzenlendi. Hiç kimsenin haberi olmadan o bahsettiğim Erzurum’da tekelleşen spor kulübünün sporcuları alınıp yurtdışındaki yarışmalara götürüldü. Ben kendini ispatlamış bir sporcuyum, benim aslında curling sporuna ihtiyacım yok. Ancak benim sporcularımın buna ihtiyacı var. Bu haksızlık bana yapılabilir ama bana sporcularıma yapılamaz. Belirli bir spor kulübü sporcularının seçme yapılmadan yarışmalara götürülmesinde ben bir art niyet ararım.

Ben böyle haksızlıklara ses çıkardığım için burada istenmeyen adam oldum.

Yani şunu diyebilir miyiz Gökhan Bey, "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar."

Aynen o şekilde. Ben doğruları söylediğim için istenmeyen adam oldum. Ama sağolsunlar eş dost bu yapılanları merak edenler kalemlerine almaya karar verdiler. Ama bunun zararını gören yine benim.

Ben 14 yıldır sporculuk yapıyorum. Biz ülke olarak ne zaman başarılı oluruz biliyor musun? Sporda tekelleşmeyi bıraktığımız zaman, sporda adamcılığı bıraktığımız zaman. Spordan anlamayan insanlara bu fırsatları vermek yanlış. Çünkü devletimizin parası gidiyor. Biz ne zaman bu tekelleşmeden, bu adamcılıktan kurtulursak spor o zaman başarılı oluruz.

Aklıma gelmişken söyleyeyim Gökhan bey. 2016 Rio’da devlet bütün spor branşlarına 490 milyon lira yatırım yapmış. Bunun yüzde 3’ü alt yapıya, yüzde 5’i eğitime harcanmış. Geri kalan kısım para ise nereye gittiği meçhul. Bunun hakkında düşünceleriniz neler?

Bir sporcu olarak bu bütçelerle ilgili değilim. Hani devletimiz hangi branşa ne kadar bütçe ayırdığından bilgim yok. Ancak yaptığım sporlarla ilgili devletimizin ayırdığı bütçenin büyük bir kısmının nereye gittiğinin belli olmadığı bir dönem yaşıyoruz. Bunun kontrollerini devletimizin yaptığına inanıyorum. Buna rağmen büyük paraların boşa gittiğini söylemek istiyorum. Mesela devlet curling sporuna 100 bin lira para aktarıyorsa, bunun 30-40 bin lirası harcanıyordur. Geri kalan paranın ne olduğunu biz bilmiyoruz.

Yaşadığınız sıkıntılar var mı. Ya da size yapılan eleştiriler falan?

İnsanlar engelli sporcuların yiyip içip keyif yaptığını zannetmesin insanlar. Biz yurtdışına gittiğimizde yaşadıklarımızı sadece biz biliriz. Beni şov yapmakla suçluyorlar. Ya sen kaç kere bir engelliyle yurtdışına gittin? Senin bir engellinin yurtdışında yaşadıklarıyla ilgili ne fikrin var? Çocuklar her gün beni arıyorlar. Hocam seçme olacaktı, yarış olacaktı diye. Bunlara cevap veremiyoruz. Bu çocuklar 16-17 yaşında. Belki benim yaşımda olan sporculara bunları anlatabilirsin, ancak bunlar çocuk. Bu çocukları heveslendirip, daha sonra bu heveslerini ellerinden almak bir haksızlık. Karıdaki insanları da basamak olarak kullanıyor bu sözünü ettiğim kulüpler. Ben buna da karşıyım. Aynı şeyi benim sporcularıma da yapsalar onlara derdim ki; “Başka bir kulüp daha var. Seçme olmadan neden bizi götürüyorsun?” diye. Bunların söylenmesi lazım. Neden bizim hakkımız yeniyor? Şimdi ahkam kesenlerin bir çoğu eline bir ağırlık alıp çalışmamıştır. Bol keseden atanlar spor hakkında bir şey bilmeyen insanlardır.Bu durumu gerek Spor Bakanlığına, gerek Cumhurbaşkanlığına taşıyacaktım. Ama yaptığımız spora zarar gelmesin diye bunu sineye çektim.

Erzurum’da futbola yapılan yatırım sizlere yapılsa ne yapardınız?

Futbola yapılan yatırımın yüzde 5’ini bu amatör branşlara yapsalar inanın çok büyük başarılar elde edilir. Ben tekerlekli sandalye basketbol, tekerlekli sandalye curling sporunda Erzurum’da çok şampiyon çıkartırım. Ama bu fırsat bize verilmiyor. Belli bir yere kadar geliyoruz, ancak birileri önümüzü kesiyor. Neden bunu yapıyorlar biliyor musunuz? Onlar bizleri de bünyesine almaya çalıştılar. Fakat onlar şunu gördü, biz bunların üstüne basarak bir yere çıkamayız. Niye, çünkü çok konuşuyorlar bu insanlar, haksızlığa itiraz ediyorlar. Daha sonra ise şunu yaptılar. Bu iş için konuşmayan, sessiz kalan engelli sporcuların yakasına yapıştılar. Çünkü onlar ne isterlerse susacaklar, ne isterlerse yapacaklar. Nitekim Finlandiya’ya giden takımda böyle bir takım.

Yani cefayı siz, sefayı onlar sürüyor?

Aynen bu şekilde. Düşünsenize bir iş başlatıyorsun, onu belli bir noktaya getiriyorsun, daha sonra kenara itilip izlemek zorunda kalıyorsun. Bu çok acı bir durum ve çok zoruma gitti. Biz ağlayarak yemek yediğimiz zamanlar oldu. Çok fazla antrenman yapıyoruz ve vücut artık ağrı sızıdan geçilmiyor. Bu durum hakkında Cumhurbaşkanı’nın ve Spor Bakanı’nın haberi yok. Duydukları zaman bunları yapanlara hesap soracaklardır.

Tarihimizde en kalabalık sporcusu paralimpik ve normal olimpiyatlara gidiyoruz. Sonuç?

Gürcistan bizi geçiyor…

Evet. Yani… Aslına bu çok acı bir durum. Ben bu olayı duyurmayı istiyorum.

Sporu çok seviyorsunuz. Öyle görüyorum sizi. Çünkü sporun rayına oturması için çok çaba sarf ediyorsunuz.

Kesinlikle. Ben kopamam spordan. Böyle sporu seven insanında bu sözleri söyleme hakkı olduğunu düşünüyorum. Ve şunu da söyleyeyim. Biz Erzurum’da tekerlekli sandalye basketbol, tekerlekli sandalye curling ondan sonra okçuluk, bunun dışında normal insanları vücut geliştirme ve bilek güreşi yarışmalarına götürdüm. Benim geçen sene 85 civarı sporcularım vardı. Bunların 3-4 tanesi Türkiye Şampiyonalarında ilk 4’ün içerisine girdi. Bu kısıtlı imkanlarla büyük başarılar elde ettik. Bizim tek istediğimiz, önümüzün kapatılmaması, engel olunmaması. Biz engelleri aşarız kimsenin şüphesi olmasın. Biz kimseden yat, kat, araba, para istemiyoruz. Sadece olması gerektiğince destek olsunlar yeterli.


Spor Haberleri

Yorum