Spor kanalları olmak zorunda mı?!

Hakan Temiztürk
286 kere okundu

Köşe Yazıları

Spor kanalları olmak zorunda mı?! - Köşe Yazıları Haberleri

Spor kanalları yayınlarının önemli bir kısmını stüdyodaki tartışmalardan oluşturuyor ve görünen o ki bunu da yeterli sayıyor. Oysa görüntünün olmadığı bir spor kanalı olmaz! İzleyici kavga, gürültü, dedikodu yerine gerçekten spor yayıncılığı istiyor/bekliyor.

Yaz ayları bu yıl sportif açıdan oldukça hareketli. Avrupa Şampiyonası, Copa America, Rio 2016 Olimpiyat Oyunları… Büyük organizasyonlar bir yaz mevsimine sığdı. Avrupa’da ligler başladı; Türkiye’de başlamak üzere…

Yani?

Spor kanalları için çok verimli, bol malzemeli günlerden geçiyoruz. Peki spor kanallarında ne var?

Gevezelik!

Tek kelimeyle gevezelik! Adamlar bunca malzeme varken ‘sabah kuşağı’nda, ‘öğlen arası’nda, ‘akşama doğru’, ‘akşam kuşağı’nda, ‘sports center’de, daha bir sürü formatta stüdyoya doluşup çene çalıyorlar. Bir tane görüntü, 3-5 saniyelik bir video, bir maç görüntüsü, bir olimpiyat etkinliği/yarışı olmaz mı koca günde bir kanalda? Yok, hiçbir şey yok! Varsa yoksa dedikodu, eleştiri, hakaret, kavga, gürültü…

TRT Spor’da bile, Rio 2016’nın yayın hakkını elinde bulunduran kanalda bile, gün içerisinde bir sürü lüzumsuz yayın çıkıyor ekrana… “Rio 2016 Olimpiyat Oyunları TRT’de” imiş bir de! Varlığı ile yokluğu belli değil! ABD Basketbol takımının maçlarını gece vermek zorunda; iyi tamam da gündüz de onun tekrarını versene, gece izleyemeyenler için. Rating ise derdin, fazlasıyla alırsın rating’ini; Pareira dedikodusu yapacağına bunu dene bakalım. Üstelik canlı veremediği onlarca yarışma da kaynayıp gidiyor arada. Onları vermeyi bile akletmiyorlar…

Diğer kanallar zaten öteden beri ‘çene’ sporlarıyla idare ediyorlar!

Bu durumda soru haksız mı: Spor kanalları olmak zorunda mı? Eğer bir şey göstermiyorsanız, gösteremiyorsanız kapatın gitsin; o hakkı, o malzemeyi elde ettiğiniz zaman açarsınız kanalınızı tekrardan… Milletin zamanını çalmayın, kaynaklarınızı boşa harcamayın hem de…


Köşe Yazıları Haberleri

Yorum